Bende geldim...

2/12/2006 - Sizden Saklıı

Sizden Saklı


Gelmediniz, ben hep sizi bekledim
eksilen yanlarımla
sizden saklı eskidim

her şeyden önce aşk verilmiş bir sözdü benim için
gün, ay, saat, hafta; takvimsi zaman yanı
aldıkça dönemeçleri değişmedi hiçbir şey
yalnızca ufuklar yeniledim

kaç aşktan oluşmuş bir şeydi aşk
her sevgiliyle biraz daha
biraz daha sizden saklı eskidim.

 

Murathan Mungan

Yorum (4) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

24/11/2006 - Yok Karşılığı Yüzünün

Yok Karşılığı Yüzünün

Senin sana rağmen bir yüzün var
herkesin ilk aşkına benzeyen
beklemek kadar acı, anlamak kadar zor
nedensiz ölümlerin suskunluğu gibi
yok karşılığı yüzünün...

Senin sana rağmen bir yüzün var
herkesin ilk aşkına benzeyen
yakınlaştıkça imkansız uçurumlar
nedensiz hayatların o büyük acısı gibi
yok karşılığı yüzünün...

Cezmi Ersöz

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

20/11/2006 - Aşkda yarın yoktur...

AŞKTA YARIN YOKTUR SEVGİLİ

Aşk bu dünyanın ölçüleriyle açıklanamaz sevgili. O ilkel bir acıdır, yaban bir ağrıdır. Gelir ve içimizdeki o çok eski bir şeye dokunur. Sonra bir perde açılır ve yolculuk başlar. Bu yolculukta artık para, tarifeler, beklentiler, randevular, taksitler, iş, anneler ve korkular yoktur. Aşkın kendi gerçekliği vardır sevgili. İnsan bir başka ışığa teslim olur...
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...
İnsan bazen nedensiz yere umutsuzluğa kapılır. Kimselere veremez sevgisini, kimselere kendini anlatamaz, evlere kapanır... Bazen denizler, kıyılar çeker insanı. İnsan bu kapılmayı anlayamaz, oysa çok eski bir yerde yaşanmasından korkulup vazgeçilmez aşkların sızısıdır bu. Bu sızı, bu yenilgi mevsimlerle yıllarla devredilir başka insanlara... Bir insanın yaptığı bir hatanın tüm insanlara yayılması gibi...
İşte şimdi biz de sevgili, ya olmadık zamanlarda umutsuzluğa kapılıp, soluğu evlerde alacağız, ya da denizler, kıyılar çekecek bizi. Nasıl biz başkalarının korkaklığını taşıyorsak, başkaları da bizim korkaklığımızı taşıyacak, yenilgimizi, umutsuzluğumuzu...
Birazdan sabah olacak...
Para, tarifeler, beklentiler, randevular, taksitler, iş, anneler ve korkular başlayacak... Bunlar varsa ve bizim için geçerliyse aşk yoktur ve hiç olmamıştır sevgili. Birbirimizi kandırmayalım...
Hadi güne hazırlan. Yaşadıklarımızı unutmaya çalış. Aşk bize güvenip verdiği büyüsünü, sırlarını, cesaretini, bilgeliğini ve o ilkel, o yaban ağrısını geri alacak. Bunlar olurken içimiz bir an çok üşüyecek, sonra geçecek...
Hadi, oyalanma birazdan yarın olacak...
Aşkta yarın yoktur sevgili...

Cezmi ERSÖZ

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

15/11/2006 - Ben Sana Mecburum

Ben Sana Mecburum
		 		
ben sana mecburum bilemezsin
adını mıh gibi aklımda tutuyorum 
büyüdükçe büyüyor gözlerin
ben sana mecburum bilemezsin  
içimi seninle ısıtıyorum   
ağaclar sonbahara hazırlanıyor  
bu şehir o eski Istanbul mudur  
karanlıkta bulutlar parçalanıyor  
sokak lambaları birden yanıyor  
kaldırımlarda yağmur kokusu  
ben sana mecburum sen yoksun   
sevmek kimi zaman rezilce korkuludur  
insan bir akşamüstü ansızın yorulur  
tutsak ustura ağzında yaşamaktan  
kimi zaman ellerini kırar tutkusu  
birkaç hayat çıkarır yaşamasından  
hangi kapıyı çalsa kimi zaman  arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu   
Fatih'te yoksul bir gramofon çalıyor  
eski zamanlardan bir cuma çalıyor  
durup köşe başında deliksiz dinlesem  
sana kullanılmamış bir gök getirsem  haftalar ellerimde ufalanıyor  
ne yapsam ne tutsam nereye gitsem  
ben sana mecburum sen yoksun   
belki Haziran'da mavi benekli çocuksun  
ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor  
bir şileb sızıyor ıssız gözlerinden  
belki Yesilköy'de uçağa biniyorsun  
bütün ıslanmışsın tüylerin ürperiyor  
belki korsun kırılmışsın telaş içindesin  
kötü rüzgar saçlarını götürüyor   
ne vakit bir yaşamak düşünsem  
bu kurtlar sofrasında belki zor  ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden  
ne vakit bir yaşamak düşünsem  
sus deyip adınla başlıyorum  içimsıra kımıldıyor gizli denizlerin  
hayır başka türlü olmayacak  ben sana mecburum bilemezsin. 

Atilla İlhan
   

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

11/11/2006 - Son Aşık

SON AŞIK

Hasretinle geçiyorken bu gençlik çağım, 
Ey sevdiğim, ben ümitsiz değilim gene 
Ak düşünce saçların kumral rengine 
Kollarında son aşıkın ben olacağım. 
Ey başında şimdi sevda rüzgarları esen, 
Böyle her gün yollarımdan geçsen de süzgün 
Sen benimsin büsbütün terk olunduğun gün ... 
O mukadder günü, bilmem, düşündün mü sen?  
Ben bir beyaz saçlı aşık, sen bir ihtiyar ... 
O gün bana yalaşırken ey ilahi yar, 
Esirgeme gözlerimden bir son buseni,  
Kirpiğinden yavaş yavaş bir damla aksın, 
Çünkü, ruhum, sen de o gün anlayacaksın 
Ki hiç kimse benim kadar sevmemiş seni!    
Faruk Nafiz ÇAMLIBEL 
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Sofalar seninle serin Odalar seninle ferah Günüm sevinçle uzun Yatağında kalktığım sabah Elmanın yarısı sen yarısı ben Günümüz gecemiz evimiz barkımız bir Mutluluk bir çimendir bastığın yerde biter Yalnızlık gittiğin yoldan gelir..... Oktay RİFAT

Bağlantılar

• Ana Sayfa
• Profilim
• Arşiv
• e-posta

Kategoriler

Arkadaşlarım

• alkarina
• ctella
• omerinal
• ayvalikli
• tunacigdem
• carmennn35
• İsmail Hakkı GÜRGENBURAN
• gelecek01
• nilsu35
• ayvaliklitur
• 35tur35